izlemeyenler ve hatırlayamayanlar için...
Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Aralık 2020 Çarşamba
Contact - Opening Scene
Sinema tarihinin en iyi açılış sahnelerinden biriyle sizleri baş başa bırakalım,
20 Ağustos 2020 Perşembe
Ahlat Ağacı
Ahlat Ağacı (2018)
Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan
Senaryo: Ebru Ceylan, N. Bilge Ceylan, Akın Aksu
Oyuncular: Aydın Doğu Demirkol, Murat Cemcir, Bennu Yıldırımlar
Süre: 188 dk.
İmdb 8.1 / Rotten Tomatoes 94% / 82%
99 yılının bir kış günü "Mayıs Sıkıntısı" filmiyle tanımıştım Nuri Bilge Ceylan'ı. Filmi izlemeye gelen insan sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu. Film bittiğinde ise bir tek ben kalmıştım salonda. Sanırım film arasında, salonda bulunan 3-4 kişi de ayrılmıştı.
Enteresandır, film bittiğinde şu an bile tarif etmekte zorlandığım ilginç bir hafifleme vardı üzerimde.
Daha sonra "Uzak" (2002) ile çıktı karşımıza N.B. Ceylan.
30 Temmuz 2020 Perşembe
PADDLETON (2019)
Yönetmen: Alex Lehman
Senaryo: Alex Lehman, Mark Duplass
Oyuncular: Mark Duplass, Ray Romano
Süre: 1 saat 29 dakika
İmdb 7,2 / Rotten Tomatoes 90% / 88%
Uçan kaçan kahramanların, taklalar atıp patlayan arabaların, yediği yumruklardan sonra Kara Murat'a bağlayan kahramanların olmadığı, hayatın içinden, günlük yaşamın temposunda, yaşamın gerçekliğinden çıkan filmler benim tarafımda hep bir adım hatta bazen birkaç adım daha öndeler.
12 Temmuz 2020 Pazar
LUCKY (2017)
Yönetmen: John Carroll Lynch
Senaryo: Logan Kıvılcımlar, Drago Sumonja
Oyuncular: Harry Dean Stanton, David Lynch, Ron Livingston, Ed Begley Jr, Tom Skerritt
Süre: 1 saat 28 dakika
İmdb 7,3 / Rotten Tomatoes 97% / 82%
91 yaşında bir nihilistin, yaşlılık ve ölüm fikrini kucaklama sürecinin anlatıldığı, hepimizin bildiği ama dillendirmekten kaçındığı bir son fikrine nasıl bakabileceğimize dair gerçekçi bir alternatif sunan, kulak kabartana hayata dair çok şey söyleyen bir film "Lucky"
2 Temmuz 2020 Perşembe
NEBRASKA (2013)
Yönetmen: Alexander Payne
Prodüksiyon: Albert Berger, Ron Yerxa
Yazan: Bob Nelson
Oyuncular: Bruce Dern, Will Forte, June Squibb, Bob Odenkirk
Müzik: Mark Orton
İMDB: 7,7 / Rotten Tomatoes 91% - 83%
80'nine merdiven dayamış olan Bruce Dern'in kendisine çıktığını düşündüğü Bir Milyon Doları almak için Nebraska'ya gitme çabası ve inadı, bir süre sonra küçük oğlu Will Forte'nin de ona eşlik etmesine yol açıyor ve karşınıza hayatın içinden, samimi, sıcak bir yol filmi çıkıyor.
25 Haziran 2020 Perşembe
Tenacious D "in The Pick Of Destiny"
Yönetmen: Liam Lynch
Yazan: Jack Black, Kyle Gass, Liam Lynch
Oyuncular: Jack Black, Kyle Gass, JR Reed
İmdb 6.8 / Rotten Tomatoes 53
Oyunculuk ve müzikal olarak şahane, konuk oyuncuları ile renkli, baştan sona keyifli, ince esprileriyle zeka açan, güldürürken düşündürmeyen, eğlenceli filmimiz "Tenacious D in the pick of destiny"
10 Haziran 2020 Çarşamba
Victoria
Yönetmen: Sebastian Schipper
Senaryo: Olivia Neergaard-Holm, Sebastian Schipper, Eike
Frederik Schulz
Frederik Schulz
Oyuncular: Laia Costa, Frederick Lau, Franz Rogowski, Burak
Yiğit, Max Mauff
Yiğit, Max Mauff
Kameraman: Sturla Brandth Grovlen
İMDB: 7.6 / 83
Sebastian Schipper’in yönettiği, 2015 Alman yapımı olan
filmimizi birçoklarından ayıran önemli bir farkı bulunmakta...
filmimizi birçoklarından ayıran önemli bir farkı bulunmakta...
2 Haziran 2020 Salı
Amadeus
Aynı isimli tiyatro oyunundan sinemaya uyarlanan Amadeus; 1700'lü yılların son çeyreğinde Viyana'da yaşayan besteciler Salieri ve Mozart'ın başından geçen olayları anlatmakta.
17 Mayıs 2020 Pazar
Judgment At Nuremberg
1961 yapımı,
içinde döneminin birçok önemli oyuncusunu barındırmasıyla ender rastlanan, 2
Oscar ödüllü, Amerikan Film Enstitüsü tarafından tüm zamanların en iyi mahkeme
filmi seçilen, gerçek olaylardan yola çıkılarak kurgulanmış etkileyici bir
anlatım; Nüremberg Duruşması (Judgment At Nuremberg)
3 Mayıs 2020 Pazar
Sinema
"Bir film açsana, izleyelim!"
Bu sözü duyduğunuzda strese girenlerden misiniz? Eğer öyleyse öncelikle şunu hatırlamakta fayda var; “sorumluluk, stres arttırır.” :)
Bir filmin nasıl olduğunu öncesinde (ufak çapta da olsa) araştırmadan izlemeye başlamak, zamanını değerli gören insanlar için büyük bir risk oluşturmakta. Bugün internet sayesinde elimizde büyük bir film arşivi olduğu kesin. Ama bu arşivin içinde izlemekten keyif alacağımız filmleri bulmak biraz! çaba gerektirmekte. Kimi zaman bu kadar çok seçenek arasında kalan insan ne istediğini bilmez bir hale de dönüşebiliyor ve karar alma mekanizmasının devre dışı kalmasına engel olamıyor. Böylece engel olamadıklarına, harcanan dakikalar, kırılan şevkler, uykulu gözler ekleniyor.
28 Temmuz 2016 Perşembe
6 Ocak 2015 Salı
The Act Of Killing
İnsanoğlu her ne kadar egoist olan yönünü eğittiğini düşünse de aslında tüm düşünüşlerinde bu egoist tavrı gayet net sergilemektedir.
Diğer insanlar ile olan ilişkimizin hepsinde kendimize engel olamadığımız bu tavır başı çekmektedir.
1. si, insan, "Herkesi kendisi gibi sanır." Kendisini yöneten genel kurallar ve kabüllerden hareketle herkesinde bu ahlaki genellemelere uygun tepkiler vereceğini zanneder. Kendisi bu bireysel özgürleşmeyi sağlayamamışken herkesi de bu genellemeler içinde değerlendirmesi ve buradan hareketle herkesi bir bakıma kendisi gibi zannetmesi ilk egoist tavrıdır. Kendini genel kabullerin dışında tuttuğunu iddia etmesi egosunun tavan yaptığı ilk nokta, buradan hareketle herkesi kendisi gibi sanması ise egonun pik yaptığı ikinci noktadır.
Zanneder ki "kötülük herkes için kötülüktür." Ama o kötülük tanımının, kendisine ait olduğunu(dolayısıyla genel düşünceye) ve buradan hareketle herkesi kendisine ait bir kötülük tanımı ile değerlendirdiğini fark etmez. Buradan şu 2. durum zorunlu olarak çıkar.
İnsan, "Herkesi kendisinden yola çıkarak tanımlar."
Herkes gibi kendisininde, "İyilik Derecelendirmesi"nde kendine göre bir yeri vardır. Bu kimisi için en üsttedir, özeleştiri yapabilen kimisi içinde farklı bir iyilik derecesindedir. Ama her ne olursa olsun kendisini iyilikte nerede görüyorsa diğerlerini de bu konuma göre yargılayacaktır. Kısacası insan, her bir bireyi ve davranışı kendinden yola çıkarak tanımlar (her ne kadar bunu böyle yapmadığını iddia etse de...) Bu durum da, nesnellikten ne kadar uzakta olduğumuzu ve bencilliğe mahkum oluşumuzu bize bağıra bağıra anlatır.
Tüm bunlar insan ilişkilerinin aslında ne kadar göreceli ve yanlış anlamaya müsait olduğunu gösterir bize. Bu da, Gorgias'ın "... bilinse bile başkalarına anlatılamaz" şeklindeki nihilist tavrına ve kimseyi kendin gibi değerlendirmemen gerçeğine götürür seni.
Ancak tam da burada şu sözü hatırlamakta fayda var; "Bu dahil, bütün genellemeler yanlıştır."
Velhasıl-ı "The Act Of Killing"in neredeyse her bir karesi ve diyalogları, üzerine uzun uzun konuşulacak cinsten. Değerlerin kime ve neye göre öyle olduklarını sorgulatan, Sosyolojik, Psikolojik, Epistemolojik, sarsıcı, kafa açıcı bir film.
"Kötülüğün Sıradanlığı"nı merak edenler için.
"Öldürmek yasaktır.
Dolayısıyla tüm katiller cezalandırılır.
Tabi kitle halinde ve trampet sesleri eşliğinde öldürmedikleri sürece." Voltaire
1. si, insan, "Herkesi kendisi gibi sanır." Kendisini yöneten genel kurallar ve kabüllerden hareketle herkesinde bu ahlaki genellemelere uygun tepkiler vereceğini zanneder. Kendisi bu bireysel özgürleşmeyi sağlayamamışken herkesi de bu genellemeler içinde değerlendirmesi ve buradan hareketle herkesi bir bakıma kendisi gibi zannetmesi ilk egoist tavrıdır. Kendini genel kabullerin dışında tuttuğunu iddia etmesi egosunun tavan yaptığı ilk nokta, buradan hareketle herkesi kendisi gibi sanması ise egonun pik yaptığı ikinci noktadır.
Zanneder ki "kötülük herkes için kötülüktür." Ama o kötülük tanımının, kendisine ait olduğunu(dolayısıyla genel düşünceye) ve buradan hareketle herkesi kendisine ait bir kötülük tanımı ile değerlendirdiğini fark etmez. Buradan şu 2. durum zorunlu olarak çıkar.
İnsan, "Herkesi kendisinden yola çıkarak tanımlar."
Herkes gibi kendisininde, "İyilik Derecelendirmesi"nde kendine göre bir yeri vardır. Bu kimisi için en üsttedir, özeleştiri yapabilen kimisi içinde farklı bir iyilik derecesindedir. Ama her ne olursa olsun kendisini iyilikte nerede görüyorsa diğerlerini de bu konuma göre yargılayacaktır. Kısacası insan, her bir bireyi ve davranışı kendinden yola çıkarak tanımlar (her ne kadar bunu böyle yapmadığını iddia etse de...) Bu durum da, nesnellikten ne kadar uzakta olduğumuzu ve bencilliğe mahkum oluşumuzu bize bağıra bağıra anlatır.
Tüm bunlar insan ilişkilerinin aslında ne kadar göreceli ve yanlış anlamaya müsait olduğunu gösterir bize. Bu da, Gorgias'ın "... bilinse bile başkalarına anlatılamaz" şeklindeki nihilist tavrına ve kimseyi kendin gibi değerlendirmemen gerçeğine götürür seni.
Ancak tam da burada şu sözü hatırlamakta fayda var; "Bu dahil, bütün genellemeler yanlıştır."
Velhasıl-ı "The Act Of Killing"in neredeyse her bir karesi ve diyalogları, üzerine uzun uzun konuşulacak cinsten. Değerlerin kime ve neye göre öyle olduklarını sorgulatan, Sosyolojik, Psikolojik, Epistemolojik, sarsıcı, kafa açıcı bir film.
"Kötülüğün Sıradanlığı"nı merak edenler için.
"Öldürmek yasaktır.
Dolayısıyla tüm katiller cezalandırılır.
Tabi kitle halinde ve trampet sesleri eşliğinde öldürmedikleri sürece." Voltaire
7 Nisan 2010 Çarşamba
Once - Falling Slowly
Bir film düşünün; içinde yalan dolan, entrika, silah, kavga yada türlü türlü aksiliklerin bulunmadığı...
...hayatın içinden, olabildiğince sade, müzik ve arkadaşlık dolu olan...
"Once"
...hayatın içinden, olabildiğince sade, müzik ve arkadaşlık dolu olan...
"Once"
29 Mart 2010 Pazartesi
Massive Attack
Trip-Hop denilen tarz ile tanışmamızı sağlayan "grubumuz", "Heligoland" isimli albümlerini yayınladı!
2. Videodaki görüntüler bir filme ait! Merak edenler için filmimiz şu sayfada mevcut!
2. Videodaki görüntüler bir filme ait! Merak edenler için filmimiz şu sayfada mevcut!
22 Mart 2010 Pazartesi
Terence Jay - One Blood / Green Street Hooligans
2005 yapımı bir İngiliz filmi "Green Street Hooligans"ın soundtrack'inde bulunan bu güzel parça ile devam edelim...
Baştan sona bir İngiliz filmi izlemek isteyenler için bire bir...
Baştan sona bir İngiliz filmi izlemek isteyenler için bire bir...
1 Mart 2010 Pazartesi
Deliverance - Banjo Duel
İzlemiş olduğunuz video 1972 yapımı olan "Deliverance" filminden küçük bir alıntı!
Filmi "ormana kamp yapmaya ,dolaşmaya gidecek olan ve daha önce rafting yapmamış olanlar izlemesin derim ben" Bu kaydı da onlara uyarı olsun diye yaptım aslında...
Neyse efendim filmimiz günümüzün gerilim-macera filmlerinin babasından sayılmaktadır ve bir çok filme daha sonraları örnek oluşturmuş hatta bazı yerleri neredeyse klişe haline getirilmiştir.
Bu arada videoda ki elemanın çaldığı alete "Banjo" denilmektedir...Özellike Country müzikte kendisine ciddi bir yer bulmuştur! (Biraz bilgilenelim köşesi:)
2 Ocak 2010 Cumartesi
29 Aralık 2009 Salı
21 Aralık 2009 Pazartesi
25th Hour & Terence Balanchard

"Her erkek, kadın ve çocuk ölmeden önce mutlaka çölü görmeli...
Kilometrelerce boşluk... Kum, kaya, kaktüs ve mavi gökten başka hiçbir şey yok! Bir tek kişi göremezsin. Siren yok! Araba alarmı yok! Korna çalan kimse yok! Küfreden yada işeyen deliler yok!
Orada sessizliği bulursun, huzur bulursun..."
"Önceki hayatını unut! Geri dönemezsin. Telefon edemez, mektup yazamazsın. Asla arkana bakma! Kendine yepyeni bir hayat kur ve onu yaşa! Yaşaman gereken hayatı yaşa!.."
"Bu hayat neredeyse hiç varolmadı"
17 Aralık 2009 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







