6 Ocak 2015 Salı

The Act Of Killing

İnsanoğlu her ne kadar egoist olan yönünü eğittiğini düşünse de aslında tüm düşünüşlerinde bu egoist tavrı gayet net sergilemektedir. Diğer insanlar ile olan ilişkimizin hepsinde kendimize engel olamadığımız bu tavır başı çekmektedir.
1. si, insan, "Herkesi kendisi gibi sanır." Kendisini yöneten genel kurallar ve kabüllerden hareketle herkesinde bu ahlaki genellemelere uygun tepkiler vereceğini zanneder. Kendisi bu bireysel özgürleşmeyi sağlayamamışken herkesi de bu genellemeler içinde değerlendirmesi ve buradan hareketle herkesi bir bakıma kendisi gibi zannetmesi ilk egoist tavrıdır. Kendini genel kabullerin dışında tuttuğunu iddia etmesi egosunun tavan yaptığı ilk nokta, buradan hareketle herkesi kendisi gibi sanması ise egonun tavan yaptığı ikinci noktadır.
Zanneder ki "kötülük herkes için kötülüktür." Ama o kötülük tanımının, kendisine ait olduğunu(dolayısıyla genel düşünceye) ve buradan hareketle herkesi kendisine ait bir kötülük tanımı ile değerlendirdiğini fark etmez. Buradan şu 2. durum zorunlu olarak çıkar.
İnsan, "Herkesi kendisinden yola çıkarak tanımlar."
Herkes gibi kendisininde, "İyilik Derecelendirmesi"nde kendine göre bir yeri vardır. Bu kimisi için en üsttedir, özeleştiri yapabilen kimisi içinde farklı bir iyilik derecesindedir. Ama her ne olursa olsun kendisini iyilikte nerede görüyorsa diğerlerini de bu konuma göre yargılayacaktır. Kısacası insan, her bir bireyi ve davranışı kendinden yola çıkarak tanımlar (her ne kadar bunu böyle yapmadığını iddia etse de...) Bu durum da, nesnellikten ne kadar uzakta olduğumuzu ve bencilliğe mahkum oluşumuzu bize bağıra bağıra anlatır.
 Tüm bunlar insan ilişkilerinin aslında ne kadar göreceli ve yanlış anlamaya müsait olduğunu gösterir bize. Bu da, Gorgias'ın "... bilinse bile başkalarına anlatılamaz" şeklindeki nihilist tavrına ve kimseyi kendin gibi değerlendirmemen gerçeğine götürür seni.
Ancak tam da burada şu sözü hatırlamakta fayda var; "Bu dahil, bütün genellemeler yanlıştır."

Velhasıl-ı "The Act Of Killing"i izleyince nedense birden böyle şeyler yazasım geldi. Filmin neredeyse her bir karesi ve diyalogları, üzerine uzun uzun konuşulacak cinsten.
Değerlerin kime ve neye göre öyle olduklarını sorgulatan, Sosyolojik, Psikolojik, Epistemolojik, sarsıcı, kafa açıcı bir film.
"Kötülüğün Sıradanlığı"nı merak edenler için.

 "Öldürmek yasaktır.
Dolayısıyla tüm katiller cezalandırılır.
Tabi kitle halinde ve trampet sesleri eşliğinde öldürmedikleri sürece." Voltaire